Almost loved you, I almost wished u would've loved me too

| | 0 yorum
Sevginizi, sevgisini neyle ölçersiniz? Aşkıyla mı? Bağlılığı, dürüstlüğü ve ya gözü kararığılıyla mı? Ben sevgimi, sevgisini özveriyle ölçerim. Sadece sevdiğine birşeyler verirsin değil, sevdğime herşeyimi veririm.

Durmadan Akşam Durmadan Sabah Durmadan!

| | 1 yorum
Biraz meşgulüyet, biraz tatil, ama hep bir koşuşturmaca içideydim bu yaz. Sabah güneşine bakamadan, akşamın gelişin farkında olamadan kapandığım odalarda geçirdim iki ayımı. Durup dinlemeden kendimi bir İzmir'in, bir İstanbul'un, bir Ankara'nın rüzgarına savururken günşerimi; aşina oldugum ekranım karardı, konsola düştü yalnızlığım. Ama döndüm. Aklım gönlümün peşine düştü düşeli yazdığım günlüğüme de dönüyorum.

Ayın Şavkı Vurur Sazım Üstüne

| | 4 yorum
"Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne" diye devam ederken, zamanı gelipte derdimizin bu olacağını hesap etmiş midir sizce Sabahattin Ali.

Bugun evimize misafir geldi. Sacları sırma sarısı, gözleri kömür karası gibi bir tasvirle anlatılası bir bayandı. O bir yazar. Kalemim, kelamım yetmediğinden değil tasvirimin noksan olması, okuyanı sınırlamak istemedigimden. Bazı yazarlarlar önünüze bir karakter koyar. Halinden, edasından, sacından, basından, anlarsınız ne melem birşey olduğunu. Bazı yazarlar karakterlerine öyle taparlarki ne saçlarını rüzgara ne bembeyaz dişlerini inciye benzetebilirler. Anlatılmaz, tasvirde ki öznenin kusuruyla bağdaştırılamaz güzelliktedir, ya da iyiliktedirler. Gereği, yakışığı onları olayın içine bırakıvermektir. Her olayla birlikte o karakter takdire meyledenin gözünde canlanır, biçimlenir. Bende böyle yapmayı severim, malesef ben bir yazar değilim.

Şafak Gürgen yazarımız. Cihangir gözlemimden bahsederken sessizce dinledi ve başka bir sohbette Cihangir tayfasından olduğunu , nezaketle sözlerinin arasına iliştireverdi. Bu arada yerini belli edip, yine aynı nezaketle bize haddimizi bildirdi. Haddimizi bilmediğimizden mi? Hayır, kesinlikle değil. O da her bilgilinin güvendiği gibi hayran olduğu bir akıldan Nasrettin Hoca'yı seçenlerdendi.

Yazarımız şu an oturduğumuz evde büyümüş. Orta okul, lise, üniversite... Hayli kelimesi birikmiş Karşıyaka'nın bol ağaçlı, hatta sincaplı vakitlerinden. Alt komşu dedikodusu yaparken, ilginc kavga repligi önerileriyle beğenimizi kazanmadı diyemeyiz. Yalnız karizmasını yüceltme maksadıyla bize okuttuğu bir yazısı, eleştiri oklarımın günlük hedefi olmasına yetti de arttı.

Değindiğim gibi tasvirinde ki alnegirlerden öte, alaya aldığı bayalığı içine girerek, sanki hep dışındaymış gibi anlatışı bu yazının konusu... Malum, bazılarımız magazine süslü laflarla saldırmayı, ve en çok kelime ile anlam bütünlüğü bozulmamış cümleler kurmayı marifet biliriz. Beğenilerimiz estetik, o aciz ünlüler ve dünyaları sentetik, aslında ritüel olup, gözlerinde sözde bayağılaşmış tüm hislermiz plastiktir, yine o bazılarımız için. -Durup, dürtüp de yaşımla başımla, genellemelerimi sorgularsanız,"Çünkü ben böyle gördüm, gözlemlerimizi yazmaz mıyız?" cevabını alırsınız.-

Magazinin bir parçası olmak adına magazini, öneriler getirmeksizin, ne kadar tutarlı ya da akıllıca sorgularsanız sorgulayın; kendinizle çelişmekten kaçamazsınız. Varın çelişin, ve varın bu tarzınızı çok beğenin. İnsan dogrularını kendi belirler. Bence bu anlattıklarımı yapmak tamamiyle budalalık, ama siz budala değilsiniz. Hepimizin birbirimizi kandırarak ya da sözümüzün eri olarak kazanç sağladığı bu dünyaya teget gecilmiş ya da üstüne çizilmiş kader,akıl-mantık çizgililerinin olması farketmiyor. Şafak Hanımın da dediği gibi, "Herkese bol kazançlar!".

-->http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=4281

ps: Bircogu yazılarımda anlam bütünlüğü olmadıgından yakınıyor. Tasvirlerim eksik, düşüncelerim dağınık onların gözünde. Peki boşlukları neden siz doldurmuyorsunuz? Özgür yazılımda daha iyisini yapabiliyorsanız kimse sizi engelleyemez. Ey eleştirmenin yüce kalemi, seni tutan ne?

Make up Your Mind

| | 13 yorum
Her veda acidir da, bir cok zaman acitmazlar benim canimi. En fazla iki damla yasim olur akacak, onu da icime akitirim. En son vedam bir sehirden ayrilikti. Icime dondum, hungur hungur agladim.

Istanbul bana garip bir rahatsizlik hissi veriyor. Buyuleyemedi beni sehrin kadim kokusu. Yalniz degilim ama kendimle kaldigim her an beni boguyor. Daha az stresin oldugu sehrime donmek istiyorum. Gerekli olmadikca korna calmayan soforlerin bulundugu ve yolun ortasinda ki insanlari umursamadan yesil isikla beraber hareketlenen soforlerin olmadigi, kiz arkadasina biri carptigi zaman mutasyon gecirip horoz olan erkeklerin olmadigi sehrime...

Burdan ayrilmanin tek kotu yani ardinda sevdigini birakmak olacak. Daha kotusu elbette var, ama bu da yeterince kotu. Demem o ki ilk defa Izmir'den bol huzunlu ayrildigim gibi Izmirim'e bol huzunle donecegim.

Birthday Song

| | 5 yorum
Yine büyüdüm.