Bizi üzen neyse burda bitsin!

| | 0 yorum
Bir çok zaman bir çok değişik dertlerle uğraşıyor insan hayatta. Bazen de çok değişik insanlarla... Yaş ilerledikçe kelamın artıyor da meramını anlatacak dermanın kalmıyor. Ya da bir kaç odun sen ne diyorsun onu bile anlamıyor, dinlemiyor. Odun derken, ağaç yaşken eğilirden geliyormuşuz, demin okudum 029ur öyle diyor. Kendi kendine yetebilmeli mi insan, kesinlikle hayır. Ve tek bir başkasıyla da bitememeli. İşte hepsi hem odun, hem memeli. Hıyarla %50 aynı özellikleri taşıyoruz. Beyaz biri bana anlatsız diyor, adam %50 hıyarsın diyor, Kadir Çöpdemir seviniyor. Böyle entellektüel olunuyor. Başkalarının açık kaygıları başkalarının "hobaa bunu mu taktın ablam" kaygısına dönüşüyor. İstiyorum ki sevdiğim, kanımın ısındığı insan biraz incelikli olsun, ona da her kulun kudreti yetmiyor yüce Tanrım. Çok Şükür.

Not like the other Girls!

| | 0 yorum
Annem bana sen çok güçlüsün, düşsen de hemen ayağa kalkıyor, düşen herkesi sırtlayıp yola devam ediyorsun dedi. Sanırım iyi birşey bu, sanırım bunu takdir ediyor. Takdir edilmek güzel :).

Kafama s..ayım!

| | 1 yorum
Biliyorum, bazen çok derin konuşuyorum.

Büyüdük büyüdük de şahsen yaramadığını düşünüyorum.

Yine her sıradan okul günü gibi bir okul günüydü, yine her sıradan cümle gibi anlam yüklüydü; "Üniversite öğrencisi neden tepkisini göstermez?".

Peki;
1) Yemekhane eylemine katılan başarılı bir öğrenci neden okuldan atılır?
2) Neden hocalar dersten çıkar gider de öğrenci çıkınca notla tehdit edilir?
3) Neden öğrenci tüzükleri okul yönetimi tarafından tekdüzeleştirilir?
4) Neden siyasi yapıya teğet geçmeyen bir olayda Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlılık sözü verilir?

Ayrıca;
Diğer milletler, barbar, cani, psikopat liderlerini tarihlerinde yer verirken, neden bizden hiç sütü bozuk çıkmamıştır da tarihte böyle bir lider yoktur?

Neden bu memlekete demokrasi bir türlü gelemez.

Böyle bir milletin evladı olduğum için, üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim.

Ardımdan deli diyorlar, belki de yalan değil, yanımda bile uzaksın, nasıl dayansın gönül...

| | 2 yorum
Hadi eğlenelim. Merhumun ruhu öldü, nasıl bilirdiniz yazın buraya yorum olarak. Ana sayfaya taşıyacağım. Kesinlikle kişisel tatmin değil, eleştirilerin, küfredenlerin, hatta sallayanların bile başımın üstünde yeri var.

E hadi, buyrun...

Ben kendimi, başlıkta bildindiğimi sandığım gibi yazdım :)...

Cartman der ki;
Nicki gibi kendisi de farklıydı, Lünüx aleminin tek prensesiydi.
Yorum:
Burdan özgür yazılımın ruhuma yansıdığını anlıyoruz sanırım.

Bir anonim der ki;
cenaze namazı esnasında;

A: Abi birinci tekbirden sonra sübhaneke'yi mi okuyoduk?
B: Birinci şart namaz esnasında konuşmamak, istersen bu konuyu helvalarımızı yerken ayrıntılı bi şekilde konuşuruz.
A: Namazdan sonra kaçarım ben, öleden sonra işim var, helvayı melvayı bekleyemem.
B: Olum sus!
Yorum: Adam şimdiden helvamı kardırmış, ama en azından cenazeme gelmiş, özen göstermiş, demekki helva kadar olmasa da beni de sevio...

I'm not o-f.king-kay!

| | 0 yorum
Hiç derli toplu birşeyler beni bulmaz ben hep parçalanmışları bulur, toparlamaya çalışırım sanırdım. Ama dünyada rastladığım en muntazam şeyi ben parçalamışım. Dinlediğim dertli her şarkıdan kendime anlamlar çıkarıyorum, ben isteyince meramımı anlatcak cümleleri kuramıyorum. Ruhum, kabim aklımdan ayrıldı, siste kayboluşunu izliyorum. Korkmuyorum yokolur diye, ben sisi zaten seviyorum. Şarkılar içinde biri var, ben söylüyorum, size söylüyorum; "he" dediğim "Tanrı", "she" dediğim "ruhum" oluyor. Bazıları kaderine belalar la karşılık veriyor, bazıları benim gibi gerçekleri söylüyor;

oh vivid girl
i wish you well
i watch you burn
in humid hell

no sleeping pills
no old tattoos
will save you now

he'll never change
he's just too vague
he'll never say you're beautiful

oh vivid girl
i wish you well
i really do, i really do

the apple fell far from the tree
she's rotten and so beautiful
i like to keep her here with me
and tell her that she's beautiful
she takes the pills to fall asleep
and dreams that she's invincible
tormented dreams she stays awake

oh vivid girl
i wish you well
i watch you sit
i watch you dwell

no crooked spine
no torn up rag
will never save you now

he'll never change
he's not like me
he'll never say you're beautiful

oh vivid girl
i wish you well
i really do, i really do

(i wish you well, i wish you well
i wish you well, i wish you well)

oh vivid girl
i wish you well
i'll sit right here
i'll never tell

no tender scar
no twist of fate
will save you now

he''l never change
he's just not there
he'll never say you're beauiful

oh vivid girl
i wish you well
i really do, i really do

she's empty and so beautiful
i'll keep her here with me
(scarling...)

Yaprak dökümü

| | 2 yorum
İçimdekilerin hepsini dökmek istiyorum ama hiç dinlenemiyorum. Hemen ama'lar sen böyle yaptın da ondan böyle oldular. Sorgular, anlayışsız tavırlar. Anlatmama en anlam veremeyen insanlar anlatır anlatmaz bana kızmaya başlıyorlar. Onlara kendime kızgınlığımı anlatıyorum, bana daha çok kızıyorlar. Hepiniz suçlusunuz benim üzüntümden. Konuşmuyormuşum, kapalı kutu olmuşum. Ben size ne anlattım şimdiye kadar, hangi derdimde yanımda siz vardınız. Hep dertlerini dinlediğim insanlar, derdime ortak olmak için şimdi yanımdalar. Kimseye anlattıklarım anlamalı gelmiyor, her ümran vakası gibi ilginç şeyler bu olanlar. Ben farklıyım, ben radikalim, ben uçlarda yaşıyorum hayatı. Notlarım kötü, kavga etmekten çekinmiyorum, sorunluyum ben zaten. Hayattan hakkınca ben keyif alıyordum, onlar başarılı oluyordu, şimdi de ben üzülünce bu onların kanıtı oldu.

Bu yazıyı okuyupta ümran noluyor diyen bir Allah'ın kulunu dahi görmek istemiyorum. Oluyor, dinlemeyi bilmediğinizden yalnızca benim içimde fırtınalar kopuyor.Bir tek anlatabildiğim insan derdimi dinlemiyor. Kafamı sokup, düşünecek bir delik arıyorum, kimse dertli insanı yanında istemiyor.

Ben başkasının bildiğini kolay kolay kabul etmem, bir kulağımdan girip, bir kulağımdan çıkacak sözler söylemek yararsız bana. Ben aslında anlatmam da, dinlemeyen onca insana kızmak ta haksızlık onlara. Düşünecek vaktim, unutacak takatim yok. Bir sürü aptal sınavım var, mezun olamazsam annem var. Hayattan çok yoruldum, ama hayatsızlıktan da cok korkuyorum.

Hala bir parça umudum var, ona da imkansız diolar. Keşke bu son benim iradem dışında gerçekleşse. Bu çözümmü evet çözüm. Çözüm ulan, bazen bir tek bu çözüm. Devam eden bi hayat dönmeyen bir dünya, ve olmayan sabahlarda bir tek bu çözüm.

Onur bana sen kendini çok seviyorsun dedi, kendini güçsüz göstermeyecek kadar çok dedi. Al bak herkes görüyor. Tamam başka yapamam ama bak işte burda, yukarda duruyor. Hasta üzgün mutsuz princess. sickprincess....

yazıyı baştan okumaya kalktım, tıpkı ümitsiz beceriksiz bir insan gibi felaket yazmışım. Yine ne dediğim anlaşılmıyor, alın işte benim elimden gelen de bu kadar oluyor.

senin şarkın

| | 0 yorum
Cümlelerimi göz yaşına düşürdüm, kurudu gitti, kağıt mendillerle çöp köşelerinde. Kanımı gördüm bugün, bana hiç değerli gelmedi. Asık bir yüzün gülmesi belki dünyalara değerdi. Gittikçe silikleşen bir yara izi gibi, kendime amaç bildiğim zaferlerim. Çok uzağım neşeli zamanlarıma, Ah, yine mevsimden...

It's the way, that it makes you cry!

| | 0 yorum
Hayatta herşeyin öcünü alan ben, bir intikamın pençesinde can çekişirken, yarısını da peynir ekmekle yediğim 3 gram aklımla bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorum. Utanıyorum, geçmişimden, yaptığım hatalardan, aldığım salak saçma kararlardan, ve aptallığımdan. Aklımı başıma getiren de ben değilim, hataları yapan da ben sanki. Ve uçurumun kenarında bu tarafa doğru koşmama kararını ta en başından almamaya pişman ben, sallanıyorum. Düşünce ya da kurtulunca olacakları kabus, hiç olmamıştan yol alanları güzel düşler sanıyorum. Tek düze olmayan bir hayatı kavrayamıyorum.

Hiç bencil olmamak adına bencilce davranmamak lazım şu hayatta, başkası dese kendizi camdan atacağınız cümleleri, bir yakınınızdan işitiveriyorsunz tavsiyeler adı altında.

Aklım başıma gelmiş te yazıyorum sanmayın bu cümleleri, hiç tutturamadım şu gezegenede , aynı anda ikisinin yerini. Kollayın artık benden kendinizi.

Geçmiş iş işten

| | 2 yorum
Benim sevdiklerim hep en çok beni sevsin istiyorum. Hep hep hep... Sevmemem lazım benim, sevilemiyeceğimi bildiğim için. Sevmeyi de beceremediğim için... Sevilmeyi bile beceremediğim için...

Hep kendime üzemem bahanesinin ardında, kimseyi olduğundan fazla üzmeden... (Kendimize söylediğimiz yalanlardan güç alırken...)

Sevmeyi gerçekten bilen insanları üzerken, geçmiş iş işten.

üç taş aldım yerden
sevdim o üç taşın hepsini birden
biri soldu avucumda, damarları kurudu
biri durdu başucumda, unuttum, unutuldu
birini sımsıkı tuttum ellerimde
avcumu açtım, toz oldu.

üç taş aldım yine yerden
sevdim o üç taşn hepsini birden
istemedim nasiplerini alsınlar
nefret ettiğim kaderimden
bıraktım hepsini birer birer
sahil kenarlarından geçerken.

Küçücük bir kızken,sonbaharı seyrederdim pencereden. Yağmur yağardı, camı açardım. Yağmur damlasıyla dolan avuclarımla, saçlarımı ıslatırdım. Islanmak da belirli bir yere kadar güzeldi benim için. Sevmek gibi, uzun sürmesi canımı sıkardı.

Çok benim olan şeylerin sonuncusunu da bu gün kaybettim, umumi değerlerle yaşıyorum hayatımı, bir dinleyici bulamadığım gibi anlatcak takati de bulamıyorum kendimde. Güz rüzgarları esiyor yüreğimde, içten içe üşüyorum.

Salıncakta sallanır da, inince o hissi yaşamaya devam ederiz ya içimizde, ruhumuzla bedenimiz tutturamaz birbirini, aynı hisle; ağır çantası sırtından sarkmış bir çocuk gibi sürüklüyorum ruhumu. Gideceğim yer çok uzak değil, işte gördünüz, yürüyorum.

Çok Ağladım ama, Hiç Gözyaşım Olmadı

| | 1 yorum
Rüzgarım mı kıymetliydi bilmem, saçını çektim o masum kızın önüne geçmek için. Hayatımın sonbaharıydı bir nisan ayı, hiçbir şansı kemdime geri vermedim. Dudaklarımda ki onca ifade zıplarken tepesinde hayatın, gururum parçalandı bir taban altı kovuğunda. Saygımı yitireli sevgime de sahip çıkamaz oldum. Yüksek irtifada bir kovuk buldum, şimdiyse yalnız ve soğuğum.

Ucup gitti beyaz guvercin...

| | 0 yorum
Soyadi Akkus oldugu icin ovunen bir dedenin torunuyum. Akkus martidan gelmis, bu kucuk kiz dedesini bilmezmis, fakat arada iki nesli birbirine baglayan annesine guvenmis. Kizlik soyadi Akkus oldugu icin gurur duyan bir annenin kiziyim ben. Karaoglan'a olmus babasi icin sarilmis, bir kez de kendine sarilan dusunceli liderinin nezaketini asla unutamamis bir annenin kizi...

Simdi bir cok soz cikiyor agizlardan. Halka maloldu ya bir insan, ahlakimizin batisina dusuyor. Yerelinde olmusune soz ettirmeyen, toplumsal ahlakini damarlarinda hisseden, kaybimizla ayni vatanin evladi, televizyonda gordugu bir simanin vefatini mantiginin suzgecinde eleyip, yuregine dusuremiyor.

Buyuk insan olmak buyuk sorumluluk getirir. Kucucuk hayatinda kucucuk hatalar yapmak, rezil bir buyuk olmaktan daha erdemli mi saniyorsunuz? Kim kimi dusundukleri icin yargilayabilir diyip, dusunce ozgurlugunu savunurken, insanlarin kendi dogrulariyla ifa ettiklerini nasil kucucuk halinizle sorgulayabiliyorsunuz.

Siz ey dusmaninin tabutuna omuz verip, ardindan "iyi bilirdim" diye bagiran vatanin evlatlari; ne cabuk sozunuzle uygarlastiniz da insaniyetinizi kaybettiniz. Nasil baskalarinin acisina tuz ekecek kadar acimasiz gelisti yine sozunuzde batil mantiginiz. Ahlaki degerlerinizi hangi kitabin son sayfasina biraktiniz, hangi internet sitesininde ki son tikiniz erdemlerinizi bitirdi?

Kibriniz sizi ne zaman Allah yapti da olenin ilk mahseri hesap gununuz oldu? Hadi gelin boyunuzdan buguge sordugunuz hesabin davasini benimle gorun. Sizin icin hic te zor olmayacaktir, vicdansizlik.

Hoi!

| | 0 yorum
Hola;

En küçük bir ilgisizlikte kuduran size, tüm ilgisizliğinize rağmen katlanabiliyorsa,... eğer o oysa... hayır o olamaz! o mu? demek o sizdiniz. uzak durun benim sevgilimden, oha falan oluyorum yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!

Drowning Lessons

| | 10 yorum
Karşıyaka Çarşı her uzun tatil eveli olduğu gibi kalabalık. Vitrinlerin ardı önü dolu, herkeste bir bayram telaşı... Kadınlar tezgahtarlara gülümserken, erkekler iyi hizmet alamamanın kavgasında...Tatlıcılarda bir doyumluk ucuz, bir de tabaklarda ucuzların hemen yanında tüm haşmetiyle yer alacak tadımlık,vitrinlik, tatlı alma hesapları... Bazıları da , ne de olsa kimse gelmez rahatlığı ile kendilerine gramlarla ölçülen tatlı alyorlar.
Bu kalabalığın içine karıştıkça anlıyorsunuz ki; biz fakiriz ama gönlümüz zengin. Çiftler beğendiklerini alabilmek için bir ara kapının önüne çıkıp, kredi kartı borcu hesabı yapıp, ardından dalıveriyorlar içeri, beğendiklerini almaya. Limiti dolan kredi kartlarının ardından bir diğeri, olmadı hanımın ki çıkıyor. Yeni çantam olsun da nasıl olursa olsun telaşından, 10milyoncunun önünde kadınlar birbirlerini eziyorlar. Bu 10 YTL'lik çantalar için bile taksit soruluyor, kredi kartları çıkıyor.
Bu bayram biz de nispeten daha fakiriz. Gelenimiz gidenimiz de yok, kendimize tatlı beğenenlerdeniz. Başka tüm hazırlıklarımız tamam, birileri gelirse eskilerden idare ederiz. Bu bayram bizde nispeten daha fakiriz ama şeker bayramının tüm gerekliliklerini yerine getiririz.

Bize de bekleriz, İyi bayramlar.

Konstantine

| | 4 yorum
Edebiyatçı ile gazateci/tarihci yazar olmak arasındaki fark nedir? Peki kesiştiği bir nokta var mıdır?

O fark Murahtan Mungan ile Orhan Pamuk'tur misal. Birleştiği yer ise bir Umberto Eco'dur. Konuşmak, sonucunda da çıkacak tartışmalara katılmak istemiyorum. Zaten ne kendimi mahallenin tek akıllısı sanıp da duyulmak isteneni söylerim, ne başkalarının şemsiyesi olmak için kendimi 1.4milyon dolar ve bir ünvana satarım.

Misal benim hayalim hep Novel'da çalışmaktı. Bir gün bilsem ki Novel'in bir ürünü birilerinin kaderiyle oynuyor, yüreğimi çiğner, hayalimden vazgeçerim. Demekki bir tek ben hırsını dizginlemeye muktedir olabilenlerdenim. Peh!

Empty!

| | 1 yorum
Benim hiç dinodigger'im olmadı. :'(.

Daha hayalini kurduğum birçok şey gibi. Bazen kızdılar, hayallerim de olamadı.

Ghostbusters

| | 1 yorum
En son eklediğim post!

I Don't Wanna Rock!

| | 3 yorum
Ahmet Necdet Sezer rocks, and we all know who SUCKS.

O da biliyor. E, insanın kendisini bilmesi gibisi yok, canım. Atın tutsaklığa oylarınızı.

Almost loved you, I almost wished u would've loved me too

| | 0 yorum
Sevginizi, sevgisini neyle ölçersiniz? Aşkıyla mı? Bağlılığı, dürüstlüğü ve ya gözü kararığılıyla mı? Ben sevgimi, sevgisini özveriyle ölçerim. Sadece sevdiğine birşeyler verirsin değil, sevdğime herşeyimi veririm.

Durmadan Akşam Durmadan Sabah Durmadan!

| | 1 yorum
Biraz meşgulüyet, biraz tatil, ama hep bir koşuşturmaca içideydim bu yaz. Sabah güneşine bakamadan, akşamın gelişin farkında olamadan kapandığım odalarda geçirdim iki ayımı. Durup dinlemeden kendimi bir İzmir'in, bir İstanbul'un, bir Ankara'nın rüzgarına savururken günşerimi; aşina oldugum ekranım karardı, konsola düştü yalnızlığım. Ama döndüm. Aklım gönlümün peşine düştü düşeli yazdığım günlüğüme de dönüyorum.

Ayın Şavkı Vurur Sazım Üstüne

| | 4 yorum
"Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne" diye devam ederken, zamanı gelipte derdimizin bu olacağını hesap etmiş midir sizce Sabahattin Ali.

Bugun evimize misafir geldi. Sacları sırma sarısı, gözleri kömür karası gibi bir tasvirle anlatılası bir bayandı. O bir yazar. Kalemim, kelamım yetmediğinden değil tasvirimin noksan olması, okuyanı sınırlamak istemedigimden. Bazı yazarlarlar önünüze bir karakter koyar. Halinden, edasından, sacından, basından, anlarsınız ne melem birşey olduğunu. Bazı yazarlar karakterlerine öyle taparlarki ne saçlarını rüzgara ne bembeyaz dişlerini inciye benzetebilirler. Anlatılmaz, tasvirde ki öznenin kusuruyla bağdaştırılamaz güzelliktedir, ya da iyiliktedirler. Gereği, yakışığı onları olayın içine bırakıvermektir. Her olayla birlikte o karakter takdire meyledenin gözünde canlanır, biçimlenir. Bende böyle yapmayı severim, malesef ben bir yazar değilim.

Şafak Gürgen yazarımız. Cihangir gözlemimden bahsederken sessizce dinledi ve başka bir sohbette Cihangir tayfasından olduğunu , nezaketle sözlerinin arasına iliştireverdi. Bu arada yerini belli edip, yine aynı nezaketle bize haddimizi bildirdi. Haddimizi bilmediğimizden mi? Hayır, kesinlikle değil. O da her bilgilinin güvendiği gibi hayran olduğu bir akıldan Nasrettin Hoca'yı seçenlerdendi.

Yazarımız şu an oturduğumuz evde büyümüş. Orta okul, lise, üniversite... Hayli kelimesi birikmiş Karşıyaka'nın bol ağaçlı, hatta sincaplı vakitlerinden. Alt komşu dedikodusu yaparken, ilginc kavga repligi önerileriyle beğenimizi kazanmadı diyemeyiz. Yalnız karizmasını yüceltme maksadıyla bize okuttuğu bir yazısı, eleştiri oklarımın günlük hedefi olmasına yetti de arttı.

Değindiğim gibi tasvirinde ki alnegirlerden öte, alaya aldığı bayalığı içine girerek, sanki hep dışındaymış gibi anlatışı bu yazının konusu... Malum, bazılarımız magazine süslü laflarla saldırmayı, ve en çok kelime ile anlam bütünlüğü bozulmamış cümleler kurmayı marifet biliriz. Beğenilerimiz estetik, o aciz ünlüler ve dünyaları sentetik, aslında ritüel olup, gözlerinde sözde bayağılaşmış tüm hislermiz plastiktir, yine o bazılarımız için. -Durup, dürtüp de yaşımla başımla, genellemelerimi sorgularsanız,"Çünkü ben böyle gördüm, gözlemlerimizi yazmaz mıyız?" cevabını alırsınız.-

Magazinin bir parçası olmak adına magazini, öneriler getirmeksizin, ne kadar tutarlı ya da akıllıca sorgularsanız sorgulayın; kendinizle çelişmekten kaçamazsınız. Varın çelişin, ve varın bu tarzınızı çok beğenin. İnsan dogrularını kendi belirler. Bence bu anlattıklarımı yapmak tamamiyle budalalık, ama siz budala değilsiniz. Hepimizin birbirimizi kandırarak ya da sözümüzün eri olarak kazanç sağladığı bu dünyaya teget gecilmiş ya da üstüne çizilmiş kader,akıl-mantık çizgililerinin olması farketmiyor. Şafak Hanımın da dediği gibi, "Herkese bol kazançlar!".

-->http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=4281

ps: Bircogu yazılarımda anlam bütünlüğü olmadıgından yakınıyor. Tasvirlerim eksik, düşüncelerim dağınık onların gözünde. Peki boşlukları neden siz doldurmuyorsunuz? Özgür yazılımda daha iyisini yapabiliyorsanız kimse sizi engelleyemez. Ey eleştirmenin yüce kalemi, seni tutan ne?

Make up Your Mind

| | 13 yorum
Her veda acidir da, bir cok zaman acitmazlar benim canimi. En fazla iki damla yasim olur akacak, onu da icime akitirim. En son vedam bir sehirden ayrilikti. Icime dondum, hungur hungur agladim.

Istanbul bana garip bir rahatsizlik hissi veriyor. Buyuleyemedi beni sehrin kadim kokusu. Yalniz degilim ama kendimle kaldigim her an beni boguyor. Daha az stresin oldugu sehrime donmek istiyorum. Gerekli olmadikca korna calmayan soforlerin bulundugu ve yolun ortasinda ki insanlari umursamadan yesil isikla beraber hareketlenen soforlerin olmadigi, kiz arkadasina biri carptigi zaman mutasyon gecirip horoz olan erkeklerin olmadigi sehrime...

Burdan ayrilmanin tek kotu yani ardinda sevdigini birakmak olacak. Daha kotusu elbette var, ama bu da yeterince kotu. Demem o ki ilk defa Izmir'den bol huzunlu ayrildigim gibi Izmirim'e bol huzunle donecegim.

Birthday Song

| | 5 yorum
Yine büyüdüm.

The Ghost of You

| | 2 yorum
"Küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışırlar." İnsanı boyuttan boyuta sokan ise kavramları tartışmaktır.Şimdi ele alacağımız 'liderlik' kavramı gibi...

Lider insandir. Kişi tanınmış bir lider ise; her yaptığı olaydır. İyi bir lider olmaya aday bir liderse; insanları çevresinde topladığı bir görüşe, ve bu görüşünü destekleyen fikirlere sahiptir.

Kavrami tartışmak, kavramın örneklerini de beraberinde getirir. Coğunlukla, kavramlar aynı dili konuşan insanlar icin, tartismaya kapali benzer anlamlar ifade ederler. Bir kavramı tartışmaya açan bir sıfatı nasıl hakedebileceğidir.

Yazının gidişatından belli olduğu gibi, tartışma; "İyi lider nasil olur?", sorusu etrafında dönecektir.

Bir topluluğun başına geçmek birkaç şekilde olabilir. Bunlardan benim aklıma gelenler; insanlara korku salarak, topluluğa coşku katarak ya da kendini sevdirerek ve güven kazanarak olanlar. Bu dört eylem, liderliğe giden belli başlı yollardandır.

Şimdi iki örneği ele alalım; Mustafa Kemal Atatürk ve Adolf Hitler. (Burada iki lider kesinlikle aynı kefeye konmuyor. Ortak özellik olarak sadece lider olma vasıfları ele alınıyor. Aynı cümlede anılmasını doğru bulmayanları da anlıyorum, amacım bu iki lideri kıyaslamak degil. Kişiler, olay ve fikirler kavrami daha açık anlayabilmemiz için yalnizca araçtır.)

Mustafa Kemal Atatürk, bize ulaşan yaygın kitaplardan yapilacak genellemer ile; halkının sevgisini ve güvenini kazanmış, onlara coşku katmış bir liderdir. Askeri yetenekleri bir kenara konulup, sadece topluma yöneliş şekli ele alınırsa bunu görebiliriz.

Adolf Hitler konusunda, kendi liderimi tanıdığım kadar bilgi sahibi olmasamda,liderliğinde korku ve coşku olgularının bir arada bulunduğunu biliyoruz.(Adolf Hitler'in çeşitli kurumların kuklası olduğu iddiaları konumuzun dışındadır.)

Adolf Hitler'in ölümü ele alındığında ilk akıllara gelen; üstün hatipliği ve ikna yeteneği yüzünden canlı ele geçirilip tutuklanmasının istenmediği rivayetidir. Atatürk'ün hatiplik konusundaki yeteneğine milletçe vakıf olduğumuz için, ayrıca hem geçmişte hem gelecekte de hitabeti beceremeyen liderlerin tutunmadığını bildiğimiz için, değerlendirmelerime bu özelleği de katmayacağım.

Şimdi liderlerle özdeş olgular liderlere neler kazandırmıştır bir bir ele alıp, liderlerin yaşamlarını yitirdikten sonra geride bıraktıklarına ve olan bitene bakalım. Halkın sevgisini, saygısını, güvenini kazanmak bir lidere ömrü boyunca ne kadar doğru yolda olduğunu, ve onun ne kadar iyi bir lider olduğunu gösterir. Ama bir süre sonra halk efsanelestirdiği, kahramanlastırdığı bu lideri fikirlerin, öğretilerin tek kaynağı olarak görür. Söylediği nerdeyse kanundur, attığı her adımın, sarfettiği her kelimenin anlamı büyüktür. Ama lider en nihayetinde insandır. Ünlü düşünür, yaşamına sahitlik şerefine nail olabildğimiz abimiz Orhan Gencebay'ın söylediği gibi de "Hatasız kul olmaz". Hata olarak adledebileceğimiz şeyler, zamanının doğruları olup, eksik öngörülerle geleceğin hataları olabilirler.

Hatalar bize şöhret kaybını getirir. Düz mantık bunu gerektirir. Ama sosyoloji bu kadar düz birşey değildir. Hatalar şöhreti hatta bağlılığı koruyabildiği gibi, mükemmeliyette sorgusuzluktan unutulmuşluğu getirebilir.

Konudan çok uzaklaşmadan ekleyebileceğimiz şey ise; bu hatalar bütününün liderler kadar tarihçilere de maledilmesi gerekliliğidir.

Atatürk etik açıdan iyi bir liderdi. Benim görüşümden öte, genel kanı bu yöndedir. Adolf Hitler ise etik olmasada becerikli bir liderdi, bunu da inkar edecek objecktif insan evladı bulunmamakta. Bu konularda hemfikir olmamak elde değil. Peki tüm yazdıklarımızı ele alırsak yüzyıllar sürecek akıcı bir ruhu hangi vasıflı bir lider oluşturabilir? İyi liderlik kısmen de kalıcılıktan geçiyorsa, ve kalıcılık gününü getirip etik kurallarını çiğnemeyi gerektiriyorsa etik olmayan bir lider iyi bir lider midir?

Peki, tüm bu konuları yansız incelemek ufkumuzu açar mı?

Step Away from the Window

| | 1 yorum
Uyanicaksin, her gun uyanmadan once gordugun, son ruya kalintisiyla baslamaz mi? Cik odandan birak herseyi. Gucun yeterse evden de cik, oldugun gibi. Enseni yakan saclarini yukarida topla bir, ama birak gozunun onune de dussunler. Gormege degil, anlamaya gidiyorsun. Ihtiyacin olan ellere sahipken, birak onlar hala kapali, son ruyani gorur kalsinlar. O en tatli ana tekrar tekrar sahit olsunlar. Anlaman zor olmayacak, dokundugunda cekemeyeceksin elini. Uykun dagilacak, gozlerin acilacak, ama birak saclarin oyle kalsin. Gozlerin aciksa da baska bir ruyadasin.

In Love and Lonely

| | 4 yorum
Koyun en guzel iki genci nisanlanirlar. Eski zaman, su yok koyde, meydanda bir cesme var. Ilk genclik yanilgilarindandir her meydanda cesme var sanmak, her cesme basi meydandir asil. Guzel kizimiz cesme basinda su sirasindayken, kahpeligiyle unlu felek nisanlisinin annesini durmadan durtmektedir. Koca kari dayanamaz, cesme basina ogluna salar, git nisanlina sunu sor diye. Nisanlisi meydana kostukca sira azalir, esas kiz artik suya cok yakindir. Birbirlerini gorur gormez gulumserler, esas oglan, iyice kizin yanina ilisir. Anasindan aldigi emri uygular, cevabini alirken de soyle bir subasinda egilen kizin kalcasina bakis firlatir. Nisanlisindan ayrilirken opememenin burukluguyla evin yolunu tutar bizim guzel oglan. Hikaye bu ya, akici olacak, biz oglanin gidisini anlatir anlatmaz, bizim kiza su sirasi gelir, ve hikaye bu ya, ileriye dair biraz ipucu icerecek, kizimiz su basinda dalar testiyi tasirir, siradakiler tasan testiye bakmayan kiza sasirir. Sesler yukselmeye baslayinca kiz testiyi kaptigi gibi hizli adimlarla dagin yolunu tutar, ole hizli yurur ki, ister; hikayeyi okuyan icindeki hirsi anlasin, ayaklarini parcalar. Durmaz, gururludur kizimiz, arkasina bile bakmaz. Yurur yurur, takati kesilince durur, nefesi acilinca yine durmaz, yine yurur. Ardindan bir su basina varir. Su ince ince tipki cesmede ki gibi akmaktadir. Bir sure sonra suyun siriltisinda nisanlasinin sesini duyar, sudaki aksini nisanlisin yuzu olarak gormeye baslar. Derken guzelligine bir de vahsi cazibe ekleyen esas kizimiz, o subasini yuva bilir, orada yasar. Hikaye bu ya; kiz, dagbasi, su kenari, ne yer ne icer, bizi pek alakadar etmemelidir, ozel hayattir, mulkiyettir, oyle herkesin bilmesi gerekmez. Ben diyeyim yedi cuceler besledi, sen de yemedi oyle bekledi. Ama aradan uzun zaman gecer, saclari cali, elleri kabuk olur da guzelligine sabah gunesi bile golge dusuremez. E biz bu hikayeyi anlattigimiza gore; bu kizcagizi sirriyla gomecek degiliz ya, evvel zaman insanlari icinde, en karmasik olaninin yolunu, daga dusuruveririz. Bu arada kizi aramadilar, ey pur dikkat olmus okuyucu, bilmem farkettin mi? Canim belki aramislardir da biz nerden bilelim, kizin bundan haberi olsa kizi bulmazlar miydi? Kizi bulsalar; hikaye bitmez miydi? Ondan orasina bir yorum yapamayacagim. Beyim erkek tarafindandir, bir ona sorun. Velhasil biz bu muglak durumu okuyucuya aktarirken, genc kizimiz dalmis su kenarinda sevgilisin kiligina burunmus aksine bakmis, daglarin karmasik efendisi de kizcagizi orada gozune kestirip, sessizce yanina yaklasmistir. Once kizin guzelligine kapilip ona sahip olmak ister, edebi elveren okuyucu bunu tecavuz olarak nitelendirebilir. Biz daglarin karisik efendisine, birazdan, gulsen abi yani bizim abidin, rolunu bicecegimizden, kendisine bu yakisiksiz ifadeleri kullanmaktan kaciniriz. Kiz, bu hayvani durtu vucudunu sarmis, pis kokulu eskiyayi bile yari sanip, masumca gulumseyince, sanir misin, bizim eskiya bundan mutlu olsun. Tam askine bir anda tuylerinin urperdigini, ruhunun bir degisim gecirdigini zanneder.Sanki kizi birakip, kendine simsiki sarilmazsa ruhu bedenini terkedecektir. Hikayenin abartili havasina kapilip, kizi birakmakla beraber, titreyerek kendini yere atar. Sevdiginin aciz hicbir halini gormemis olan kiz, yabanciligini yeni yeni anladigi bu adamdan korkmaz, bilakis ona elini uzatir. Rahatini saglar, ve subasina, yarinin yanina doner. Bu arada Romeo kadar romantik, Mecnun kadar asik olamamis, bu aslinda basit, ama hikaye geregi, abartilarak karisik insan modeli bicilmis dag adami, sefkatle kiza yaklasir. Hic soru sormasina mahal vermeden kiz basindan gecenleri anlatmaya baslar. Ve ekler;

-Onu o kadar cok seviyorum ki, biraktim gozune gonlune hos goruneni alsin.

Dance with you

| | 6 yorum
Meslegin sosyalligin solundan gecmezken, senin neyine zirhsiz sosyal toplum zirvalarina karismak. Isimiz gucumuz mu yok ne? Allahtan az dusunuyorum da acitmiyor cogu kustahliklar. ;)


Olayi zaten ozetlemis birisi--->

Get happy?

| | 3 yorum
Ben kimi sevsem gidiyor anne, o da gider mi?

Last Call Casualty

| | 4 yorum
En entelektuel olup, en tevazu sahibi olmadin ya; ona yan. En iyi olup, hic sesini cikaramadin ya; git, bunun avuntusuna dayan. Sen, Eyy en merhametliden medet uman;

O da seni terketti oglum, uyan.

Memleketlime, yurdum insanina, esime, dostuma, hergun, gereksiz, nedensiz sesleniyorum burdan.

Neseli bir hint klibi misali, yemyesil cimenlerin, tozlu toprak patikalarin buludundugu bir yerde biraktim aklimi, kalan kirintilariyla, is yapmaya calisiyorum, onu da bin parcaya boluyorum. Bir sureligine disariya servis vermeyi birakiyorum. Derdiniz, tasaniz, emriniz basimin ustune.

Bilmedigim sey yok, yine de geldim dunyaya, oysa hic zamanim yok. Zamanim yok! Off, hala zamanim yok.

I'm sick of this life

| | 16 yorum
Prensesmis,hah, ne ironik!

The Man Without a Fear!

| | 0 yorum
He'll never change, he's too vouge, he'll never sey you're beatiful.

iste o olmayan benim, tek ... olacak!

Six Feet from the Edge

| | 2 yorum


Butun evler guzel, ama en guzel benim evim olacak. Hic havuzlu. terasli, deniz manzarali evlerde gozum yok, ben daha iyisini, tahta bahce kapli, bahcesinde erik agaclisini hayal ediyorum. Iki kat, bir tavan arasi...Tavan arasinda kucuk bir pencere, ic kismi genisce... Iki saksi feslegen... Annemin dantelini elleriyle ordugu krem bir perde... Guzel, eskitme ahsap bir yazi masasi, Ufak bi divan, divanin ustu iki sira kitap rafi. Ortada Milas isi bir kilim, ama guneste rengi soldurulmamislarindan. Boyasi elle boyanmis, her ilmigi elle atilmislarindan.

Otel gibi gelir, ama merdivenlerimde, ince bir hali kapli olacak. Kiyamam kimseye, dusunce acimasin kimsenin cani.

Yatak odamda hep kucuk bir kiz gibi ust katta yatmak istiyorum, altinda yine yerle sifir bir yatak, yataga monte ufak bir televizyon. Kalkinca karsimda, masam, bilgisayarim. Giyisilerimle de ayni odada yatmak istiyorum, bilgisayarla alakali kitaplarimla da.

Karsi oda, misafir odasi, bir yatak, bir koltuk, bir de boy aynasi.

Salonumda bir kose koltugu acik renk, dikdortgen, hafif bir orta sehpasi. Kesinlikle teknolojiden uzak kalamam, duvarda ince bir televizyon ama bi yaninda Datca'yi animsatacak birseyler asili.

Mutfagimda hep, bir duvara dayali tezgah, ve ustu boydan boya cam olarak hayal ederim. Biraz arkamda, ortada sirin bir mutfak masasi. Sagda duvara dayali bir buzdolabi, solda duvara dayali sarapligim. masanin hizasina gelen duvarda, ay cicekleri asili.

Banyom bile guzel olacak benim, dumduz katlanmis sira sira havlularim, teknoloji harikasi camasir makinam, cesit cesit mis kokulu sabunlarim.

Bir odada, camasir ve utu icin istiyorum, carsaflarimi bile genis genis utulemek, dumduz mis gibi carsaflara yatmak...

Tek kisilik benim evim, bir fazlasi misafirim...

Ogrenmis miyim?

Things I Want

| | 0 yorum
Guzel bir havada, cikamadigin kasvetli odanda, bira bardagi dolusu kolanla, bir dua edeceksen tanriya;

bir tane, su havada donen, vatilatorlerden iste.
bir tane minibuzdolabi, bir tane deniz manzarasi, bir tane de katlanabilir yatak ortusu...

Aaaayh, hayattaki tek derdin bu olsun, caniminici. Tek eksigin havan olsun!

salt in our wound

| | 10 yorum
Izmir felaket sicak. Hic durum yazisi yazisi yazmam, bir garip oldum. Uzun surmedi gerci, surmez de. Daha bir kendimden bahsedecegim, doya doya, ben diyerek. Yapmazdim, denemis olurum.

Bu hafta fazla iltifat aldim. Alisik degilim. Boyum kisa, sacim az, agzim, burnum suratim, kucuk benim. Minnacik cocuk elleri gibi ellerim var, hobit gibi de ayaklarim. Ince uzun, bir de yasamiyorlarmis gibi bembeyaz!

Sonra en iyi yapabildigim sey kitap okumak, film izlemek benim. Oradaki ayrintilari yakalayabilmek, ama ben bir bilgisayar muhendisiyim.

Ilk soyleyenlere inandim ben, dusundugum kadar zeki degilim. Gnome-wsop profile'a gonderdigim fotografi koyuyorum. Dikkatli bakin, en guzel yerim ayakkabilarim.

Her Gun Oldugundan Daha Iyi Gecebilir.

| | 2 yorum
Aslinda gonlumun sampiyonu Fluphoenix ama tamamen torpilli oldugu icin. Kendisi benim freshman'im, ben de onun kendini hem sick hem prenses zanneden Umran Ablasiyim.

Fakat odulu ilk isteyene, aslinda hakedene Cengizhan Bey'e vermek gerekiyor.

Guzel gidiyordu, anyone'la guzel guzel tartisiyorduk ama Cengizhan Bey odulu isteyerek tartismayi bitirmis oluyor.

Dileyin benden ne dilerseniz Cengizhan Bey!

anket...

| | 19 yorum
Cok kopyaciyim, tek soru soracagim?

Erkekler seviyor mu?

Odullu de var, en dogru yaniti verdigini dusunen, dilesin benden ne dilerse..

Forever in debt to your priceless advice...

| | 0 yorum
Iki gundur aklim bana yetemez oldu. Bir seyleri unutmaya calisirken hep boyle oluyor. Dusunmeyi birakiyorum, biliyorum baska birsey dusunurken, aklima istemedigim seyler gelecek.

Iki gundur arkadaslarima kizmak istiyorum ama kiyamiyorum. Kimse benimle biryerlere gelmiyor. Bana uyan vakitlerin hicbiri onlara uymuyor. Onlarin akliyla goturuyorum birseyleri bu gunlerde, yapacak birsey yok.

Cok calismam gerekiyor. Insallah olur. Artik gunluk burasi be! Kimsenin gelip gittigi yok. Su ictim, cisimi yaptim, oksurdum, aksirdim, tiksirdim..

Eskiden, hayata zamana mudahale edebilecegimi dusunurdum. Hala istesek yapariz amaa useniyoruz diye dusunuyorum. Hic buyudugum falan yok, yedigim kaziklari biriktirip, tecrube klubesi yapiyorum o kadar. Oraya essegimi bagliayacagim.

Bu Hayat Benim mi Tanrim?

| | 2 yorum
Dostlarim nerdeler, ben yanlizliktan korkarim..
Bir tasla iki kus vururum, gun gelir ben de sampiyon olurum, bakma bugun mutsuzum, yarin yeni bir gun!....demis Asli..

Bir adam geldi durdu, tam da kalbimden vurdu.. Iki gunde bile sevebiliyormus insanevladi. Ve Allah baba 2 saat yalvarsan da, seni hic sallamayabiliyormus. Kucukken bir kitapta okumustum (Hatirlamiyorum, bi dolu kitap okudum) "Allah once buldurur, sonra kaybettirir, sevdigi kuluysan bir daha buldurur."diye. Allah baba, beni sonsuz donguye soktu, buldurup buldurup, kaybettiriyor. Yine bir tv programindan, dizisinden, birseyinden duydugumuz gibi; "N'aptin baba ya!".

Sadakatsiz okuyucu;
Agladim ben. Git bak asagiya, sonra sasir! Dudagimda islak bir heves kaldi!

Bir cocuk bana, senin sarki sozlerinden daha guzel cumlelerin var demisti. Benim sarkilardan daha guzel hislerim de varmis. Bin tane sarkiyi bir araya getirip, sevgiyle yogursam; askim etmiyormus. Boyum kisa aklim uzunmus, bir de kaybetmen gereken tek sey umutmus. Kaybedin efendim, gerek yok!

Son gidene son soz;
Sevdim be ben seni! Keske geri gelsen...

I am Older Now

| | 0 yorum
Buyudukce terkediliyoruz, sukur, yalniz kalmiyoruz bu hayatta. Tum terkedilislerin acisina, biz de gidecegiz birgun.

Kimsenin rolu bitmiyor. Iyi bir rol secmeye calistim. Bir kisiye kirgindim, unuttum.

Mehmet Akan gitmis, haberlerde duydum. Uzuldum. Dusundum.

On the Other Side

| | 0 yorum
Hep cennetin kapisini ferah beyaz perdelerin arasindan bulurum sanardim. Kendimi kandirmisim. Cennetin kapisini canimi yakan sicakta, nefes alamadigim dumanlar arasinda, bir melek acti bugun, bana. Ben aydinlandim :)..

Hep bir melek gorursem olumu hic dusunup dusunmedigini sormak isterdim. Yapamazmisim. Bir dolu sacma sey sordum da onu soramadim. Ama not aldim, ucmayi ister miyidin onu soracagim.

Hicbir seyden korkmam sanardim. Yanilmisim. Bir dolusunu oldugu gibi, seni kaybetmekten korkacagim. Ben bugun bunu anladim.

Soz gider; izi kalir, yazi gider; sildigin bezi kalir. Bir gun hersey biter de dostluk bitmez, baki kalir.

Sevipte, isimlerini sayamadigim tum arkadaslarima selam olsun!

Beni Rahatta Dinleyin

| | 0 yorum
huzurun cicek kokusu, donsun basinin ustunde. mutlulugun gun dogusu, hergun dolsun yuregine. duyuramadigim yurek carpintimi, sen duy yureginde; varsin baskasi olsun yerimde. uzanipta bir turlu tutamadigim ellerine varsin baskasi dokunsun yeter ki, ellerin o ellerde aradigi huzuru bulsun.

asdf

| | 0 yorum
asdf

one beat!

| | 2 yorum
Gum! gum! gum! gum! gum!
Calindi kapi, acildi kapi, kapandi kapi, uzuldu kapi, buzuldu kapi.
Beyaz entarisini siyirdi uzerinden, yikandi.
Ay, allasen muharir efendi, bu vakitte entari mi kaldi?
Gum! gum! gum! gum!
Calindi kapi, acilmadi.
Beyaz entarisini giydi uzerine, korkuyla carpti yuregi, saklandi.
Gum! gum! gum!
Calindi kapi, acilmadi.
Topladi uc parca esyacagizini, durmadi, obur kapidan cikti.
Gum! gum!
Calindi kapi, acilmadi!
Bir babayigit seslendi, ama duyulmadi.
Gummm!
Acildi kapi, kirildi kapi.
Bir sac tokasi goruldu yerde otesi bulunamadi.

ihsan hikayesi...

Roulette

| | 2 yorum

Birilerinin biryerlerki babalarinin babalar gunu kutlu olurken, birilerinin asla bir yerlerde olamayacak babalarinin da babalar gunu kutlu olsun. Birileri biryerldeki babalariyla babalar gununu kutlarlarken, birileri asla bir yerde olamayacak babalarini gonullerine koysun.

"Bana bir masal anlat baba, icinde tum sevdiklerim, icinde Istanbul olsun."

So am i still waiting for this world just stop hating, can't find a good reason can't find hope to believe in!..

| | 0 yorum
Nothing seems impossible, by time passes everything comes closer.Every words fill our forgotten hopes, and make world smaller are good liers, takes us apart from being real lover!
My authomated lovers roman&vivica fell apart long time ago, forever, and love's every pieces spread to my floor and as times passes they disappear. Like Vivica's every rituel day, my heart is stucked in to a strange funnel,that allows passing thorugh every memento leaving bruises, unrecovable!

sweetness

| | 1 yorum
Ne mevlevi hissiyatlara kapilir, ne de iyiligin pesi ardi takilir arsiz gonlum. Gordugunu bildigini kayitsiz sartsiz sever, ve sevdigini kayitsiz sartsiz dunyasina kabul eder! Bir merhabayi hatira beller, bir gulen yuze, en saf duygularini orataya doker. Uzgunprensesle arkadas olabilmek icin, gozune gorunmek ya da ben varim demek yeter.
Ne mevlevi hissiyatlara kapilir ne de iyiligin pesi ardi takilir benim asi gonlum. Bildigini sevdigini yaninda ister, bildigim kadar bilineyim, sevdigim kadar sevileyim der. Unutulan bir merhabanin anisi acitir canini, bir umursamazlik kirar, kendi basina varolmus katiksiz duygularini. Uzgunprensesin gonlunu alabilmek icin, kirmak istemedim, istedim de beceremedim demek yeter.

Ihtiyaciniz oldugu bir anda dokunan bir el aslinda en yakin arkadasiniz, goremediginiz bilemediginiz, ama ruhunuzu oksadigini hissettiginiz bir el. Ben burdayim diyor, yazdiklariyla, soyledikleriyle baska yone sapar gibi gozlerinize bakiyor, ve adini bilmesenizde adinizi bilmese de, size arkadasim diyor.

Arkadasim,
kesinlikle ne uzenler tas olsun, ne yuregimiz nefretimizle kabuk baglasin, ne hepikov seni yalniz biraksin ne de bu uzgun prenses gun olsun ki seni anlayamasin. Uzatip elini oksadigin o saclar, mutlulugun bayragi gibi dalgalandigi surece, ebediyete dek kendini minnacik hissedecek bu kiz, ihtiyacin oldugu an senin de yuregini oksasin!

Arkadasligin bin kurali yazan, soz verilen bir yaziyi geciktirmeye de bir ceza bulsun, ama bu ceza mumkunse yine arkadasinin elinden olsun..
Saygilar, hosgeldin!...

tribute

| | 2 yorum
Seni uzenler, ezip gecenler, tas olsun birer birer! (O.T.)
Gulen; bir gozlerin vardi, su oldu mutlulugun, durmadi, akti! Ufacik ellerin kocaman yuregini, goturdu, ele verdi, birakti. Bir ruhun, bir aklin kaldi geriye, icine sigmadi, tasti!

Tekin Bicer sana da hayirli seneler!

| | 0 yorum
Bir gun iste ben bu adami taniyorum diye ovunecegim! Iyi ki dogdun Tekin Bicer!

Iyi ki dogdun

| | 1 yorum
I beleive there are angels among us :)

Gecenin puruzsuz karanliginda, bir anda bas donduren bir ruzgar uguldadi kulaklarimizda! Hafif ilik bir itir kokusu sardi benligimizi, donduk baktik, sirin bir ev ve kusursuz guzelikte bir pencere onu cicegi! Kimilerimiz koparmak istedik, kimilerimiz seyredaldik ve biranlik dalginlikla seni en sevdigimiz arkadasimiza kaptirdik! Sinirlendik once ya cicegin aski onu ya onun tutkusu seni solduracakti, olmadi! Hicbirimiz onun sana baktigi gibi sana bakamazdi! Mutlu olduk ve sizler icin mutlu bir hayat umduk!

Dogum gunun kutlu olsun ve her dogumgununde saclarina dokulen yildiztozlari ile birlkte tuttugun en guzel dilekler gerceklesip, seni bulsun!

Tum Sehir Agladi!

| | 2 yorum
"Yutkunup sustum hassasti ruhum!" Ben aglamadim.

Run to the Hills

| | 0 yorum
Eglenmek insanlar icin ne kadar onemli, anlik eglenceler. Ve bir dostun yaninda duyulacak huzuru anlik kakarakikirilere degisip te ardindan beni anlamiyorsun demek ne hos bir moda! Sen derdini anlatmiyor diye sorma, kotu aninda en yakin eglenceye devekusu bahanelerinin arkasina siginarak suzul, ardindan beni anlamiyorsun de! Anlamayayim mumkunse! Anlatma bana birsey!

NOT:Hayatta ki tek derdini kadin erkek iliskileri sanan Eyy Insanevladi; afferin sana lem!

Dursun Zaman

| | 0 yorum
DSP onursal baskani sn Bulent Ecevit gecirdigi beyin kanamasindan oturu yogun bakimdaymis! Babami bir kaza sonucu gecirdigi beyin kanamasin ardindan kaybeden biri olarak bu kadar buyuk adamlari yalniz bunun yenebilecegini dusunsem de Karaoglanimizin buna yenilmeyecegini temenni ediyorum!
Acil sifalar diliyorum, bir an once iyilesmesi hepimizin temennisi!

Don't Cry For Me Argentina

| | 0 yorum
Danistay 2. Daire uyesi Mustafa Yucel Ozbilgin'in yasama hakkini elinden almayi hakli davasi goren zihniyeti kiniyorum...

Basimiz Sagolsun!

Boulevard of Broken Dreams

| | 0 yorum

Artik...

War

| | 0 yorum
Sayin buyuklerim, sevgili kucuklerim, akranlarim, arkadaslarim;

SELAMLAR!..............

Ben geldim. Cok canim SIKKIN , nasil fenayim nasil fenayim hic sormayin. Gordugunuz uzere hic olmayan sizle konuscak kadar fena olmusum. Aslinda bu blog'a yazmaya basladigimdan beri boyle. Aman Ya Rabbim bir havalar, bir afralar tafralar bende. Kendimi bonus-card reklaminda ki sari t-shirt'lu ablamdan daha unlu hissediyorum. Dunya sanki benim etrafimda donuyor. (Donmuyor mu?)

Evet acikliyorum!!!!! Niririninnnnnnnn (from bn_alpesen_aybor..) Benim dunyam benim etrafimda donuyor. (Ne buyuk laf ettim, ve ne kadar guzel yalan soyledim.)

Allah askina bir Allah'in kulu su yukardakini becerebilmeyi bana ogretsin. Bir kendime yetebilmeyi ogrensem de boyle buhranlar gecirmesem. He mi evladim, bi el ativesen!

Memleketimi cok ozledim. Koca yataganliyim ben. Nettin godun diyenlere napiim desem, unu elletirivesem, kasap beni bi kilo kiyma edivese..

Ne varsa bende varmis ta ben cok gec kalmisim. Insan prensiplerinden odun vermeyecekmis, dogrusu oymus. (Hicte degil, coluk cocuk okur falan, kendimi gazliyorum. Hiriinnnnnnnnnnnnn! Arabayim ben..)

Oyle iste, hayat herzaman yuzumuze gulmuyor, hayatin bir b.k bildigi de yok ama, cok moda ondan medet ummak, takiliyorum ben de. Ayhh iste oyle...

One Hot Minute

| | 4 yorum
Hayatta ki en eğlenceli şeyin, etrafında bir sürü şekil şemal düşkünü insan varken, dışarıdan komik görünmeye çalışmak olduğunu keşfetmiş bulunuyorum. Dışardan nasıl göründüklerine dikkat etmek için kasım kasım kasılan bu arkadaşlar komik görünmeye çalışmanı şaşkınlıkla karşılamaya çalışıyorlar. Aslında gerçekten komiksin ve sadece senin gibi düşünen bir kaç akıllı sana gülüyor. Gerisinin hali edası malum. Ve sen onların o yapmacık havalarına bakıp daha çok gülüyorsun. İşte hayatımda ki bir eğleceli şey daha diye de sevinmiyor değilsin hani! :) ..

Hayattan zevk almasını bilmek, yaşadığını ve güldüğünü göstermek değildir. Hayattan zevk almak her daim gülebilmektir. Size de gülüyorum..

Opuyorum Kasmadan!

| | 0 yorum
Senenin en dumur sarkisi oldugunu dusunsem de, seveni cok. Adetimdir, calan sarkinin basligi halime uyuyorsa onu baslik yaparim. Uyana kadar bir sonraki bir sonraki.. Bu sarki da beni uykumdan uyandirdi, ama ben bu kismini almayi tercih ettim.

Hos kalkmazdim ben, ama bir forumda girdigim tartismaya cevap gelmis mi diye bakayim dedim. Beni bilen bilir, dogru bildigimi bagirir dururum. Cok cekinirim aslinda, ama soylemeden de edemem. Bu yuzden hep fazlasiyla cesur, ve fazlasiyla durust arkadaslarim olur. Onlarin yanlis birseyler yapariz da, bagirir bu simdi bize diye bir korkulari yoktur.

Bu tartisma da arkadas; okulun butun birimlerine, 'onlar kayniyor icten ice, ben biliyorum; omurleri fazla degil' gibi sozler etmis. Ben 4 senedir kampusteyim, kampuse hic gelmemis, ustelik 50km uzaginda okuyan bir arkadas nasil biliyor, ve hangi cesaretle bunlari soyluyor bilemedim. Ustelikte okul klupleri icin elinden geleni yapan bu kuruma, is bile yapmiyor diyecek kadar curetli.

Bazi genclerde "cahil cesareti" var. Iyi bir sey mi acaba?

Bittersweet Symphony

| | 0 yorum
Isimsiz korkular, yasanmamis mutluluklardi
kaliplarimiz..
Dogmamis cocuk, gun gormemis genc kiz, doguramamis ana
yikilmayan tabularimiz..
Sorulamamis sorular, cozulememis sorunlar,
aciklanamamis nedenler, sebepler sonuclar..
Bir el araladiginda perdeyi..
Kizgin yaglar dokulecek fethedilemez kalelerimizden..
Sovalyelerimiz guzel prensesi kazanmak icin
yarisiyor..
Krallarimiz yalniz..
Prenslerimiz kurbaga..
Kraliceclerimiz mutsuz..
Masallarimiz komik..
Fikralarimiz ciddi..
Memleketimiz uzak kalmis kalbimizden..
Sila ozlemi ayip, gunahlar helal..
Nedenlerimiz var acik olamamak mutlu olamamak icin..
Kanli canli nedenlerimiz..
Mutluyken usuyoruz artik, korktugumuzda sicak
ellerimiz..
Hayallerimiz yakin..
Cabalarimiz heyecansiz..
Biter mi gün diye bekliyoruz, bitmiyor ölüyor güller,
mandallari gevşiyor bulutlarin..
Yıkılıyor dünya başımıza, ölüyoruz..

Otherside

| | 0 yorum
Yatamazmis insan icinin dizlerine. Kollarinin arasini doldurmadan sarilamazmis sevdigine. Uzaktan sevemezmisiz kimseyi, fark ettim, ettirildim.
Yenilmezdim inanmadiklarima eskiden, dun yenildim. Itiraz edicek cesaretim de vardi, sustum, dinledim.
Ellerim titredi son haberini beklerken, kimselere diyemedim ki ben, bitti. Bir ilik duman yasartirken gozlerimi, tuttum kendimi, hepsi icime gitti. Kalmadi gucum, bitti.

Freshman

| | 0 yorum
Kaptirirsam birakamam diye oyun kurmuyordum bilgisayarima. Hos, boyle de oynamiyor degilim. Bugun junior'um la konusurken aman ben domino oyniyacagim banane dedim! Gecen konusmayi aynen aktariyorum;

- domino nasil bi oyundu oo yaa unuttum
+eheh
-tamam hatirladim simdi once boyle diziyorlar sonra da nedeni belli olmadan yikiyorlar de mi?
+ehehehehhh!

Bazen yansimalardan ote cevap veremiyorum bu cocuga, cok dogal. Ama domino taslari ile rahatsiz isler yapan arkadaslarin genc dimaglari boyle kirletebilecegini hic dusunmemistim. Evet evladim bi nedeni yok, onlar rahatsiz.. :)

--> Bu isi sanat haline getirmis arkadaslari takdir ediyoruz o ayri..

Walk Away!

| | 1 yorum
Roman gitti. Vivica yalniz artik! Dedim Vivica bazen birsey soylemeden gider birileri, hadi guzelim ye artik su yemlerini. Dinlemedi. O da yemiyor, Roman da uzun sure birsey yememisti.

i changed my name

| | 1 yorum
Bilmedigimiz seylerden korkariz derdi annem, ben kucukken. Bu yuden karanlikta goremediklerimizden bilemediklerimizden korkardik, ben korkmazdim. Ev benim evim, oda benin odam, sokak benim sokagimdi. Baktigimda her gordugum bildigim tanidigimdi. Korkmazdim gece yarisi sokaktan tek basima gecip evde hic bir isigi yakmadan odama ilerlerken.

Buyuduk koselerden insanlar cikmaya basladi. En cok ta ablam cikardi. Sonra okudugu Stephen King kitaplarini tek tek satir satir bana anlatti. Yatagimdan cikip isiga kadar gidemez, yorganimin icinde ilk isiklari bekler oldum korktum.

Zamanla korktuklarimdan daha hizli hareket edersem kurtulabilecegimi ogrendim, tabi ki filmlerden.

Sonra korktuklarimiz degismeye basladi. Tanidigim, bildigim ilk annemden korktum. Hala da en cok ondan korkarim. Yilandan korkmam yalandan korktugum kadar hesabi; krali gelse annemin ustune tanimam, zaten yalandan da korkmam.

Sevilmemekten de korkar olduk hepimiz. Ters bir yanit aliriz diye yaklasamaz olduk sevdiklerimize, ki hic nedensiz seni seviyorum diyebilmek nerde.

Kaza bela kavustuk mu sevdigimize, "Ee, Peki ya terkederse?". "Ya bir sure sonra beni sevmezse"."Ya zaten beni hic sevmemisse".

Farkli birsey yapabilmeyi, korkmadan sevebilmeyi dilerdim. Beni sevip sevmeyecegini dusunmeden sana her hissetigimi soyleyebilmeyi, karsina cikip ben geldim diyebilmeyi isterdim.

Tek silahim istikrarim. Biliyorum ki seni sevmekten asla vazgeciremiyecek beni, tum bu yersiz korkularim.

Lady Linux

| | 0 yorum

Bir damla goz yasi!

| | 4 yorum
Konusmaya ya da aglamaya ihtiyacim var. Insanlar kendilerini en gucsuz yalnizken ayna karsisinda hissederler! Yalnizim aynanin karsisindayim, moralim de bozuk. Olmadi! Dusunuyorum su oldu bu oldu bu kaldi bu terketti bu assagiladi. Olmadi! Olmayanlari olmus gibi dusundum. Olmadi! Telefon elimde acsam dinleyecek birileri var mi diye baktim. Bir dolu var. Arayamadim. Olmadi. Arayanlara cok iyiyim dedim; inandilar. Olmadi. Durumla alakali ezik mutsuz butun sarkilari dinledim. Inanir misin pinky'cim yine olmadi. Slayangozlarimi annemi ablami arkadaslarimi sevdigim ya da sevmeye calistigim adamlari ozlemiyorum. Yatagimi bile ozleyemedim. Alacagim kediyi ozlemeye calistim. Ne renk oldugun bile bilmedigim bir kediyi nasil ozlerim dedim; kendime guldum . Yani aglamayi bir turlu beceremedim. Simdi babam sag olsaydi, istedigim bir seyi almasaydi ne guzel aglardim be doktor ablam. Sen de bakardin ve beni hic kiskanmazdin. Peki neden ben seni hep kiskandim.
Ablam be en iyi sen bilirsin insan neden aglamaz. Sen de gerekmedikce pek aglamazsin. Olculusun hem sen ben aglayamiyorum . Oysa sen gerekirse aglarsin. Sarilirsin. Gerekirse seversin bile. Bi soylesen nasil neden niye?

Sad Sad Situation

| | 0 yorum
Konusmamanin en anlamli yol olmasi icin mi bu kadar cok susyor insanlar! Kelimeleri paylasamanin cimriligi ya da bulamanin beceriksizligi ne guzel bir kilifta duruyor. Anliyor ama soylemiyorsun; siyriliyor mu suc bir anda uzerinden.. Kime neyi kanitlayacagiz ogretmenim. Hissetmeden susupta neyi anlatacagiz.
Fazla zaman kalmadi ogretmenim. Kaskati kesilmek ne demek ogrenicegim; mahserime ermek icin.

big mouth strikes again

| | 0 yorum
insan kendini bile bile üzer mi? yapıyor bazen.. öngörün de olsa bırakıveriyorsun ipleri ellerinde kayıp giderken bir damla yaşın da yanağından süzülmesine izin veriyorsun. yapabildiklerinle elde edemediklerin bir turlu sadeleştirmezken birbirlerini en sıcak yerde üşüyorsun. düşüyorsun küçük hanım. bu sefer bitti...

Christine

| | 0 yorum
what's wrong?
i feel so alone again.
Kıvamını bilebilmek erdem sayılıyor. Narsist olmak, hissiz olmak, yumuşak bir kıvamda dolaşmak ve sünger gibi hayatı soğurmak daha çok para ediyor. Hepimiz kusursuzuz bu memlekette, ben sorunluyum diye bağırınca dikkat çekiyor.
Bu gün yine ahlaksızlık yaptım, kendimi sevdim, kedilerin kuyruğuna bastım. Ne varsa okudum öğrendim, reytingimi arttıracak kısmını paylaştım, ötesini boşverdim. Bu gün yine hayatı kınadım, hayata küfrettim, iki tekme salladım. Bu gün bunu farkettim, bunu ilk farkeden benim, Allah'ın salakları hepinizi döverim.
Realizm diyorduk hos diyorduk ta... N'aptın kardeş? Tüm bunları sorgularken realizmi de bunların içinde bulmadın mı? Paralel değiller demek kesişiyorlar bir noktada, ya da realizm altkümesimidir tüm sorunların.
Kendime çeki düzen vermeliyim, tam 4 gündür boşluyorum hayatı. Tam 4 gündür gol yiyorum. Dost bildiklerimle sevdiklerimi karıştırmadığıma üzülüyordum realizm ama sen haklı çıktn. Bir adam sevmeye çalışıyorum. Bir başkasını ise seviyorum. Ama bunun hengisi gerçek hangisi değil ayırt edemiyorum.
Bu son olsun realizm, artık görüşmeyelim. İyisin, hoşsun, ama biraz canımı sıkıyorsun.
Bu günlerde hayata da çok sözüm var ama dinlemiyor pek beni. Beni kaybedince anlaycaksın değerimi. Çok geç olacak. Kendine bir çeki düzen ver bence, ayırıveririm yollarımızı. Hem de seni çiğneye çiğneye!

my chemical romance

| | 1 yorum
Abdala malum olrmuşta, öldürmüyormuş. Canım da acımadı pek. Alışkın olmamaktan belki de. Şaşırdı bünye, ne yapacagını bilemedi. Sağlık olsun! Derdim var diyenlerin varmış nedeni. Dertte sayılmaz pek te garip oluyor insan. Bilinmeyene seslenip varmış gibi yapmak kolaydı da, boyle bilince diyecek sözün kalmayıveriyor. Küçüğüm daha, demek ki böyle büyünüyor. Yazarım, yazarım, yazarım da yazarım. Sonuç hep aynı. Bir kere yanlış yaptın mı iş bitiyor. Birden fazla yanlış yaparsan hiç şansın yok. Onceden de yoktu. Var diyen hiç olmadı. E bu ümit niye! Haddini bilemiyor demek insan. "Bilemesin, ne garipsiniz, neden bunca takıntı?" deyip isyan edince yuttun mu zokayı. Ohhhh! Acı dı mı? Sen neden takıldın peki, burdan alalım sizi şöyle. "Demeseler de olur." deyip düşmem aynı tuzağa. Kalmaz kıssadan çıkardığım hissenin anlamı. Kalsın bence, yoksa nereden tutacağım. Bunca sene ayakta kalmışken düşmek yakışmaz. Dökülmeyen yaşlarını varsın kalpsizlikten sansınlar, biz fakire veriyoruz, onların haberi yok. Buldum beş on kelime. Birleştirip birleştirip yazıyorum. What is protocol? Describe in two paragraph. Ohh! sekiz tane kelimem vardı. bi kere bi sırada yazdım hepsini. Sefam olsun, dogru mu dogru.
Bitmez bazı geceler, koparır atarsın takvimden, hiç olmadı delersin. Sorana sinek ölmüştü üzerinde dersin. Bitmez buranın sineği kardeş. Bi sokar, _ah bu kadar. Belediye konser versin. İlaç milaç hakgetire işte böyle böyle! Haksızken de böyle olur, bahtsızken de. Bi konuşmaya başladı mı susamaz insan. Yaz derler, suyunu çıkarırsın. Dursam dökülecek der bir kaçı. Giderken dökülmediyse, durunca hiç bir şey olmaz. Cok kızınca çaresizken de yazamaz insan. Hele adresi yazdıysan zarfa önceden, gittikçe dökülür cümlelerin. Dağılır halıda, izi de çıkmaz. Sabah kimse görmeden silmeye kalkarsın sonra. İster kustum de, ister süt döktüm. Kedi olmayınca acımaz insan oğlu, aynı cümleye koyamaz acıma ile seni. Hızlı davranmak, emin olmak ta çözüm değil. Tavla misalı; akıl, mantık, ileri görüşlülük ama yüzde elli şans. Her çaptığın ağaçtan kafana elma düşmez. Artık kuşlar da talihten başka şeyler taşıyorlar. Yine ödümü patlattın hayat. Helal olsun ne diyeyim...

Forgotten Hopes

| | 1 yorum
Giderek doğruyu buluyoruz şu hayatta. Hayat kurtarırken, yemek yaparken, çamaşır yıkarken; beyazlarımız daha beyaz, bulaşık daha hesaplı. Bulunan yeni kalp açma yöntemleriyle seviyoruz birbirimizi. Doktor amcalar, çilingir dayım üşenmediler, bu son yöntemi insanlık için geliştirdiler. Camiye zarar vermeden, minareyi onarıyoruz; boylece mihraba bişi olmuyor, dediler. Bayramları da yalnız geçiriyoruz artık. Kuş gribi olmayacağız diye, hepimiz evlerdeyiz. En doğrusunu yapıyoruz. Aslında kimseyi sevmemeliyiz. Aşk ta böyle deil mi, gördüğün an bulaşıvermiyor mu virüs. Acısı öldürmüyor mu?